Tam 3 yıl önceydi. Liseye yeni başladım işte. Okul çıkışı minibüsle eve dönüyorum. Ara sokaklardan birinin önünden geçerken, sokağın köşesinde 5-6 yaşlarında küçük bir kız çocuğu ağlıyor elinde beslenme çantasıyla. Apartmanın 2.katından bi adamda eliyle git işareti yaparak “siktir git” diye bağırıyor, büyük ihtimal babası. Hemen indim dolmuştan, adam eve girdi çocuk hala ağlıyor. Ufaklığın yanına doğru koştum, dizlerimin üzerine çöktüm “Canım, ne oldu neden ağlıyorsun” diye sordum. Eliyle yukarıyı, evini işaret ederek ağlamaya devam etti. Konuşmaya çalıştım çocukla, hıçkıra hıçkıra ağlıyor, bir yandan bana cevap vermeye çalışıyordu. Okula gitmek için ağlıyormuş, babasıda dövüp kovmuş evden. Daha 6 yaşındaki kızına “Siktir git okulda kal.” diye bağıran bir baba… O kadar sinirlenmiştim ki. Sinir hastası olduğumdan, hafif bi titremeyle ayağa kalktım, apartmana yöneldim. Çıkıp bağırıp çağırıp vurucam adama. Daha 2 adım atmadan ufaklık elimden tuttu. “Abi gitme lütfen.” dedi kekeleyerek. Kocaman gözleri ağlamaktan kızarmış, yanağında babasından yediği tokatın kızarıklığı. Eğildim tekrar sarıldım çocuğa. Henüz 5-6 yaşında bir kız çocuğu olmasına rağmen, bana o kadar sıkı sarıldı ki. Gözlerim dolmuştu. Bu sırada yukarıdan “Sapık var, tutun şu adamı, kızımı kaçıracak” diye bir bağırma sesi geldi. Bir de baktım kızın babası, benim hakkımda bağırıyor. Apartmandan kızın babası ve 2 arkadaşı indi. Evire çevire dövdüler beni, sonra polisi aradılar. Polis geldi, aldılar beni arabaya karakola götürürken camdan bakayım dedim. Adam kızı döve döve eve sokuyor. Karakolda açıklama yapmaya çalışıyorum, kimsenin umrunda değil. Diyorum ki “Adam kızı dövüyor, ben çocuğu sakinleştirmeye çalışıyorum.” Ordan bi polis bağırıyor, ordan bir tanesi masaya vuruyor. Daha sonra baş komiser geldi odaya. Diğer polisleri yolladı başladı benimle konuşmaya. “Anlat” dedi. Güler yüzlü bir adamdı ama sert konuşuyordu. Anlattım olayı aynı şekilde, ayağa kalktı, elini uzattı. “Kalk” dedi. Tuttum elinden, kalktım. Bana öyle sarıldıki baş komiser. “Kusura bakma evladım.” dedi. “Buradaki polisler serttir, kimseyi dinlemeden iş yaparlar, velet işte hepsi, acemiler. Polisliği sertlik, delikanlılık sanıyorlar. Bi siki düzgün dinlemeden iş yapıyorlar.” dedi. Gel benimle dedi, arabasına bindik kızın evine gittik. 1 ekip, baş komiser ve ben. Adamı aldılar arabaya, karakola götürüyorlar. Ben ve başkomiser kaldık orda. Küçük kız merdivenleri teker teker indi. Baktı suratıma boş boş, bi gülümsedi öyle uzaktan. “Abiiii” diye koşarak geldi yanıma, eğildim hemen yere sarıldım. Babası da olaydan 1 ay sonra mahallede beni görüp, geldi özür diledi. Kusura bakma evladım dedi, cahillik işte, bilemedim ne yapacağımı dedi. “Abi dedim, o senin kızın, onu bu yaşa sen getirdin, bundan sonra da sen büyüteceksin. Ne olur dedim iyi bak şu kızına, okusun kızın da, ilerde size yardımcı olsun. Dövme onu, daha küçük abi, bak kız ona al bu numaram, ona kızdığın zaman ara beni geleyim beni döv, küçücük kız, ona elini kaldır, ama sevmek için, okşa yanağını, öp. Omzuna al gezdir ama vurma ona”

beingvampire:

Ne koydun be icim acidi amina kodugumun cocugu. Oturdum dertlendim resmen…


Şarkılar sizinle konuşabilir.

Şarkılar sizinle konuşabilir.

geceyebakan:

konuşmak için can çekiştiğin halde tek kelime edememek. söyleyeceklerim bu kadar.

bir babanın evladında açtığı yarayı
o baba bile kapatamıyor.
ne acı.
sonra o yara bir uzuv gibi
vücutla doğru orantıda büyüyor
büyüyor
insan çocukken nelere güldüğünü elbet unutur
ama neden ağladığını bir türlü unutamıyor.
Mavi Tuğba Karademir (via tugbakarademir)

anliyamiyorum:

"bu perişan halime sebeptir
senin unutmuşluğunu affetmeyeceğim”

usanmam:

cümle olsam yine devrik olurdum, bu öyle bir yıkılmışlık

velveje:

"yeniden görüşmeye başlamamız için bir telefon yetebilirdi. hiçbirimiz kavuşmanın yaratabileceği düş kırıklığını göze alamadık."
edouard levé, intihar

denize doğru içilir aşk ve aşka doğru kanatlanır, insan.
(via tanricarisus)

anliyamiyorum:

yarısını özleyen yırtık fotoğraf gibiyim

dilaysgbl:

Denize açıldım sevmeye, sevilmeye…

dilaysgbl:

Denize açıldım sevmeye, sevilmeye…

MUTSUZLUK NEFES ALDIRMIYOR İNSANA.
OTURUYOR BOĞAZINA.
“DUR” DİYOR HER GELEN SOLUĞA.
“ONUN KOKUSU YOK.“
(via macchiatonunkaremeli)
Suya yazı yazmak gibi seni sevmek

Suya yazı yazmak gibi seni sevmek